Indigo Bar
HAKKIMIZDA

Indigo Jeotermal bir INDIGO GROUP firması olup, Türkiye’nin en önemli kültür turizm bölgelerinden olan Kapadokya bölgesine ve bu bölgedeki Jeotermal enerji kaynaklarına yoğunlaşmaktadır. Indigo Group olarak, Kapadokya bölgesinin Jeotermal enerji anlamında Türkiye’nin en önemli bölgelerinden biri olduğuna inanıyor ve özellikle lüks termal turizm, elektrik enerjisi üretimi, ısıtma ve seracılık alanlarında enerji kullanımı için atılımlar gerçekleştiriyoruz.

Jeotermal Enerjinin doğası gereği sürdürülebilir, yenilenebilir, çevre dostu ve güvenilir olması bölgenin coğrafi dokusuyla ve INDIGO GROUP vizyonu birebir örtüşmektedir. Elektrik enerjisi üretimi, lüks termal turizm, seracılık ve karbondioksit üretimi alanlarında yapacağımız münferit ve entegre projelerle Jeotermal Enerjinin kullanımı anlamında Kapadokya bölgesinin dünyaya örnek olacağına inanıyoruz.

TÜRKIYE’DE JEOTERMAL ENERJI

21. yüzyılın başlarında, dünyada sanayinin hızla gelişmesinin doğal bir sonucu olarak, ülkemizde ve tüm dünyada enerji ihtiyacı yadsınamaz bir oranda artmıştır. Petrol ve Doğalgazın en önemli enerji kaynakları olduğu günümüzde “temiz – yeşil – eco” enerjinin önemi her geçen zaman gün yüzüne çıkmaktadır. Bu gerçeklere ek olarak, ülkemizin yeraltı zenginliklerinin ve özellikle de jeotermal enerji potansiyelinin büyük kısmı halen keşfedilmeyi beklemektedir.

Jeotermal enerji; yenilenebilir, sürdürülebilir, tükenmez bir enerji kaynağı olması; Türkiye gibi jeotermal enerji açısından şanslı ülkeler için bir öz kaynak teşkil etmesi; temiz ve çevre dostu olması; yanma teknolojisi kullanılmadığı için sıfıra yakın emisyona sebebiyet vermesi; konutlarda, tarımda, endüstride, sera ısıtmasında ve benzeri alanlarda çok amaçlı ısıtma uygulamaları için ideal şartlar sunması; rüzgar, yağmur, güneş gibi meteoroloji şartlarından bağımsız olması; kullanıma hazır niteliği; fosil enerji veya diğer enerji kaynaklarına göre çok daha ucuz olması; arama kuyularının doğrudan üretim tesislerine ve bazen de re-enjeksiyon alanlarına dönüştürülebilmesi; yangın, patlama, zehirleme gibi risk faktörleri taşımadığından güvenilir olması; % 95'in üzerinde verimlilik sağlaması; diğer enerji türleri üretiminin (hidroelektrik, güneş, rüzgar, fosil enerji) aksine tesis alanı ihtiyacının asgari düzeylerde kalması; yerel niteliği nedeniyle ithalinin ve ihracının uluslararası konjonktür, krizler, savaşlar gibi faktörlerden etkilenmemesi; konutlara fueloil, mazot, kömür, odun taşınması gibi problematikler içermediği için yerleşim alanlarında kullanımının rahatlığı; gibi nedenlerle büyük avantajlar sağlamaktadır.